Hayvandan İnsanlara Kan Nakli Yapılabilmesi Mümkün müdür?

Hayvandan İnsanlara Kan Nakli Yapılabilmesi Mümkün müdür?

Kan nakli; günümüzde çok önem taşıyan bir konudur. Kan vermek, bütün sağlıklı insanlar için bir vatandaşlık görevidir. 18 ile 65 yaş arasında olan her sağlıklı insan, kan bağışında bulunabilir. Sadece sağlıklı olmak yeterli değildir. 50 kg. ağırlığın üzerinde olmak ve bazı ilaçları bir süredir kullanmamış olmak şarttır.

Sağlıklı bir insanın bedenindeHayvandan İnsanlara Kan Nakli Yapılabilmesi Mümkün müdür?  ortalama olarak 5-6 litre kan bulunmaktadır. Kan alımında, bir defada yarım litreye kan alınabilmektedir. Vücut, eksilen bu kanı, sadece birkaç saat içerisinde tamamlayabilir. Kan bağışı yapmak, vücut için sağlıklı bir uygulamadır ve vücudun yenilenmesi adına destek sağlar. Erkek bireyler ortalama 3 ayda bir defa kan bağışı yapabilmektedir. Sağlıklı kadınlarda ise bu süre 4 ay olmalıdır.

Hayvanlarda Kan Nakli

İnsanlar için son derece önem teşkil eden kan bağışı konusu, hayvanlar için de son derece önemlidir. Ülkemizde hayvanlar için kan bankaları kurulması gereklidir. Sınırlı sayıda Hayvandan İnsanlara Kan Nakli Yapılabilmesi Mümkün müdür?hayvan hastanelerinde, köpekten köpeğe, kediden kediye kan nakilleri yapılmaktadır. Bu uygulama maalesef yaygınlaşmamıştır ve çoğu hayvan hastanesinde bu anlamda imkanlar kısıtlıdır ya da hiç yoktur. Hayvan sahipleri, kan nakli gerektiren durumlarda, hayvanları için kan bağışı yapacak başka hayvanları kendileri aramak zorundadır. Birçok hayvan sahibi bu noktada çaresiz kalmaktadır.

Hayvandan İnsana Kan Nakli Olabilir Mi?

Kan bağışı konusunda yaşanan sıkıntılar, herkesin aklına hayvandan insanlara kan nakli yapılabilmesi mümkün müdür sorusunu getirmektedir. Bunun neden yapılmadığı birçok kişi tarafından merak edilmektedir. Hayvanlardan insanlara kan nakli, hiçbir tür için mümkün değildir. Çünkü hayvanların genetik yapısı ile insanların genetik yapısı arasında çok ciddi farklar vardır. Böyle bir kan naklinin gerçekleştirilmesi halinde, nakil yapılan kişinin bedeninde ciddi reaksiyonlar ortaya çıkacaktır. Bu durum ölümle sonuçlanabilir.

Bilimin ilerlemesi ile belki bir gün bu nakil söz konusu olabilir. Ancak her halükarda böyle bir naklin gerçekleşmesi için taraflardan birinin genetik yapısında değişiklik yapılmalıdır. Böylesi durumlarda, insanların kendi arzuları için hayvanların hayatlarıyla oynadıkları bir gerçektir. Elbette, hayvanların yaşam haklarını çiğnemeden böyle bir nakil imkanı doğarsa, bu tıp dünyası adına bir devrim olacaktır.

Yerli Ve Yabancı Sinema Sektöründe Ne Tür Farklar Vardır

Yerli Ve Yabancı Sinema Sektöründe Ne Tür Farklar Vardır

Öncelikle genel bir bakış öne sürmeliyiz. Yabancı yönetmenler ve yabancı film sektörünün ele aldığı konular; yabancı filmler kategorisine giren eserlerin beyaz perdeye uyarlanışı ve anlatılmak istenen konular, en önemlisi de Türk sinemasında ki bilim kurgu kategorisin eksikliği…

 ELE ALINAN KONULAR:

Yabancılar da ki sanata bakış açısı, özellikle batı, ”tutan konuyu yapma” üzerine değil ”yazarın Yerli Ve Yabancı Sinema Sektöründe Ne Tür Farklar Vardıranlatmak istediğinin” üzerine olduğu için kesinlikle farklı tatlar, farklı düşünceler ve farklı hazlar hep birlikte oluyor. Bir filminde bilim kurgu yönetmenliği yapmış olan bir yönetmen, öteki filminde tarihsel bir konuyu işleyebiliyor ve bunu yaparken asla sırıtmıyor ki bu oyuncular içinde geçerli bir husus.

Evet, oyuncuların ve yönetmenlerin kendilerini filmleriyle, dizileriyle, eserleriyle benimsetmesi değerli bir şey ancak bunun etkisinde kalıp diğer konuları ve olayları işleyememesi ya da işlememesi yaptığı sanatın değerini düşüren bir olay. Bahsettiğim konuda en çok takdir ettiğim yönetmen ”Avatar” filminin yönetmenidir.

James Cameron belki de film tarihinde bu değişimleri en mükemmel şekilde ve başarıyla beyaz perdeye taşıyan yönetmendir. Türk sinemasında ise özellikle yeni nesilde bu tür bir yönetmene sahip değiliz ve bu bizi sürekli ”tutan film” çeken bir neslin oluşmasında önemli bir etken.

 BİLİM KURGU KONUSUNA GELECEK OLURSAK

Öncelikle bu konunun derhal değerlendirilmesi gerekir. Günümüzde tarihsel anekdotların, en basit aşk hikayelerinin bile bilim kurgusal filmleri çekilirken, filmlerin efekt ve canlandırmalarına milyonlar harcanırken Türk sinemasında dişe dokunur bir bilim kurgu filminin olmaması ciddi bir eksikliktir.

Evet, özellikle dizi sektöründe başarılarımız yadsınamaz ancak bizim bir an önce sinema camiası olarak bu konuda bütünleşmemiz ve sağlam bir film çıkarmamız, bu film ile örnek olmalı, bu konuda kendimizi geliştirmemiz gerek.

Bakla Yemeği Nasıl Yapılır

Bakla Yemeği Nasıl Yapılır

Bakla Yemeği Nasıl YapılırBakla, Ege ve Akdeniz’de yetişen oldukça faydalı sebzelerimizden bir tanesidir. Kuru bakla ve taze bakla olarak ikiye ayrılır ve ikisinin de yemekleri oldukça lezzetli olur. Bakla görüntü olarak taze fasulyeye benzer içinde tanecikleri vardır. İçeriğindeki zengin protein sayesinde özellikle et yemesi tavsiye edilmeyen kişiler için oldukça doyurucu ve besleyici bir besindir.

Etten alınan tüm vitamin ve besin öğeleri baklada da bulunmaktadır. Zeytinyağlısı oldukça lezzetli olan bakla yemeğinin üzerine bir de sarımsaklı yoğurt dökünce tadından parmaklarınızı yiyeceğiniz kadar lezzetli olur. Peki, bu pek faydalı sebzemiz Bakla yemeği nasıl yapılır?

Bakla Yemeği Yapımı İçin Gerekli Malzemeler;

500 gram taze bakla

1 adet orta boy kuru soğan

1 yemek kaşığı salçaBakla Yemeği Nasıl Yapılır

Kırmızı pul biber

Karabiber

1 yemek kaşığı un

Bir adet limonun yarısı

1 adet küp şeker

5 yemek kaşığı zeytinyağı

 

Bakla Yemeği Nasıl Yapılır

Baklalar bol suda iyice temizlendikten sonra küçük küçük doğranır. Kararmaması için unlu ve limonlu, bol miktardaki suyun içinde bekletilir. Bu süre içinde daha önceden hazırladığımız kuru soğanlar pembeleşinceye dek sıvıyağda pişirilir. Ardından söylenilen baharatlar ve hazırlanan salça ilave edilir. Baklalar yıkanmaksızın suyu alınıp genişçe bir tencereye konulur.

Biraz kavurduktan sonra baklaları 1 ya da 2 parmak geçmek kaydı ile su ilave edilir. Düdüklü tencereye su ve tuzu ilave ettikten sonra sıkıca kapatıp kaynaması beklenir. Kaynadıktan sonra ise yarım saat ya da kırk beş dakika kısık ateşte iyice pişirilir. Ardından ocaktan alınır ve daha önceden hazırlanan sarımsaklı yoğurt ile servis yapmaya hazır hale getirilir. Sarımsaklı yoğurdun biraz soğuduktan sonra konulması tavsiye olunur. Afiyet olsun.

Not: Şayet bakla yemeğinizi düdüklü tencere yerine normal tencerede yapacaksanız yemeğiniz daha uzun sürede pişecektir. Fakat bu süre içerisinde yemeğinizi sık sık kontrol ediniz.